SANATÇILAR GİRİŞİMİ CUMHURBAŞKANI İLE GÖRÜŞMESİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ....
31 Ocak 2001 Çarşamba günü saat 14:00’te Sayın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet
Sezer ile gerçekleşen görüşmeye katılan sanatçılar:
ADALET AĞAOĞLU, EDİP AKBAYRAM, DERYA ALABORA, ORHAN ALKAYA, MUSTAFA
ALTIOKLAR, AYTAÇ ARMAN, DUYGU ASENA, ERENDİZ ATASÜ, ATAOL BEHRAMOĞLU, CENGİZ BEKTAŞ, ERHAN BENER, YAVUZ BİNGÖL, UMUR BUGAY, HADİ ÇAMAN, REİS
ÇELİK, İSA ÇELİK, MAZLUM ÇİMEN, MELİKE DEMİRAĞ, MEHMET EGE, ŞÜKRÜ ERBAŞ,
BİLGESU ERENUS, YÜCEL ERTEN, YASEMİN GÖKSU, MEHMET GÜLERYÜZ, JÜLİDE
KURAL, PINAR KÜR, LALE MANSUR, TUNCER NECMİOĞLU, ERKAN OĞUR, ZUHAL OLCAY, TAN
ORAL, AYKUT ORAY, ERDAL ÖZ, ARİF SAĞ, VECDİ SAYAR, MÜMTAZ SEVİNÇ, SUAVİ, BERHAN
ŞİMŞEK, ZEYNEP TANBAY, FERHAT TUNÇ, ATIF YILMAZ.
SANATÇILAR GİRİŞİMİNİN CUMHURBAŞKANINA SUNDUĞU METİN:
Sayın Cumhurbaşkanı,
Gücünü sanatın evrensel dilinden, barışçıl yaklaşımından ve temsilcisi
olduğumuz izleyici ve okurlarımızdan alan kültür ve sanat insanları olarak,
ülkemizin yarınları adına taşıdığımız kaygı ve sorumluluk duygularıyla burada bulunmaktayız.
Ülkemizin ekonomik alanda dışa bağımlılığının artması ve gelir
dengesizliğinin ürkütücü boyutlara ulaşması, toplumsal yaşamın her alanındaki eşitsizlikler, utanç verici
yolsuzluklar suç ve şiddeti beslemekte, geleceğimiz ve toplumsal barış,
kapanması güç yaralar almaktadır. Geniş halk kitleleri, özellikle özgürlükler alanındaki engeller
nedeniyle, sesini duyuramamaktadır. Demokrasi karşıtı yasalar insanımızın
gelişmesine ket vurmakta; demokrasi talepleri siyasal otoritenin tahammülsüzlüğü, baskı ve
şiddet ile karşılaşmaktadır. Demokrasinin temel ilkelerinden yoksunluk,
ekonomik adaletsizlikle birleştiğinde toplumsal şiddetin kaygı verici
boyutlara ulaşması açınılmazdır.
Şiddetin her hangi bir soruna çözüm olamayacağının en yalın örneği, “Hayata
Dönüş” adı altında cezaevlerinde gerçekleştirilen operasyonlardır. Bu
operasyonlarla, sorunların çözümüne insancıl katkı sağlanamadığı gibi, bu
sorunların daha da derinleştirildiği açıktır. Oysa, demokrasi ve barışa
yürünen yolda kaçınılmaz önceliğimiz, toplumsal uzlaşmanın sağlanması
olmalıdır. Barışçıl çözüm arayışlarına tahammülsüzlük ve uygulanan şiddet,
insan yaşamını kurtarmak için aralanmış kapıları kapatmıştır. Siyasal
irade, hangi gerekçe ile olursa olsun, can güvenliğinden sorumlu olduğu
insanların yaşama hakkını ortadan kaldıramaz. Cezaevi sorununun barışçıl çözümlenmesi
için harcadığımız çabalara karşın, ne acıdır ki, “Hayata Dönüş
Operasyonu” adı altında uygulanan şiddet, bu temel ilkeyi göz ardı etmiş ve sonuçta
geriye ölümler, giderek artan sayıda ölüm olasılıkları ve “şiddeti çağıran
şiddet” kalmıştır.
İşkence iddia ve tanıklıklarına F tipi cezaevlerinin insan yaşamı üzerindeki
yıkıcı etkileri eklendiğinde, bu sorunun kanayan ve kanamaya devam edecek
toplumsal bir yara olduğu, gecikmeksizin demokratik çözümler gerektirdiği yadsınamaz bir
gerçeklik olarak ülke gündeminin ön sırasında yer almaktadır. Ülkemiz şu
anda içinde bulunduğu gerilimli süreçten bir an önce kurtarılmalı, demokrasi, hukuk ve başta
yaşam hakkının kutsallığı olmak üzere, insan hakları ilkeleri temel oluşturmalıdır.
Sayın Cumhurbaşkanı,
Hukuk, demokrasi ve siyasal yönetim kavramları sanatın ve sanatçının yaratıcı yaklaşımı ile buluştuğunda sorunların çözümüne daha kolay
ulaşılacaktır. Bizler, kültür ve sanat insanları, yazar, şair, müzisyen, dansçı,
ressam, fotoğraf sanatçısı, karikatürist, sinema, tiyatro sanatçısı ve
yönetmenleri, “aydın” kimliklerimize yönelen akıl dışı tehdit, suçlama ve yıldırma girişimlerini de
göğüsleyerek, her türlü şiddetin dışında, barışçıl, insancıl bir toplumsal
yaşamın özlemini taşıyoruz. Bunun için akılcı ve bilimsel devlet politikalarına, öncelikle de demokrasinin
önündeki engellerin kaldırılmasına gereksinim duymaktayız. Gittikçe yükselen
toplumsal hoşnutsuzluğun giderilmesi, tırmanan ve tırmandırılan şiddetin son bulması adına:
-Adalet Bakanlığı’nın 9 ve 17 Aralık 2000 tarihlerinde açıkladığı
“toplumsal mutabakat” sözünün yaşama geçirilmesine;
-Ölüm oruçlarının sona erdirilmesi için görüşmelerin bir an önce başlatılmasına, cezaevlerindeki şiddet ve işkence iddialarına ivedilikle
açıklık getirilmesine;
-F tipi cezaevlerinin ilgili sivil toplum kuruluşları, uzman ve hukukçuların
denetimine açılmasına;
-Pankart asan öğrenciyi “terör suçlusu” sayan yasa hükümlerinin ve “siyasi
suç” kavramının hukuk sistemimizden çıkartılarak, bu nedenle yaratılmış
olan mağduriyetlerin sona erdirilmesine;
-Düşüncenin suç olmaktan çıkartılması gereğinden hareketle, tüm yasa ve
yönetmeliklerdeki anlatım ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin
kaldırılmasına;
-İnsan haklarına duyarlı, çağdaş ve özgürlükçü yeni bir anayasanın
toplumsal katılımla oluşturulmasına yaşamsal gereksinim olduğu inancındayız.
Sayın Cumhurbaşkanı,
Burada, devletin en yüksek erki önünde ortak görüşlerimizi açıklamakta olan
bizler, yansız tavrınızı, çağdaş hukuk anlayışınızı ve demokrasi ilkelerine
bağlılığınızı saygıyla selamlıyoruz. Ülkemizin bağımsızlık ve özgürlük temelinde bütün
kurumlarıyla demokrasiye kavuşması için, çağdaş ilke ve ölçütlere uyulmasının yaşamsal
bir zorunluluk olduğu inancıyla, sorunların çözümüne yönelik katkılarınızı,
daha da yüksek ölçülerde, ivedilikle ve sabırsızlıkla beklemekteyiz.
Ankara, 31 Ocak 2001