ÖES
Öğretim Elemanları Sendikası
ODTÜ Şubesi
Türkiye’de öğretim elemanı olarak birçok meslekî sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunların bir kısmı üniversitelere özgü sorunlardır, bir kısmı bütün kamu emekçilerinin maruz kaldığı sorunlardır. Üniversitelere özgü sorunları çözmek için Öğretim Elemanları Sendikası’nda örgütlendik; diğer kamu emekçileriyle ortak sorunları çözmek için sendika olarak KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu) içinde diğer memurlarla birleştik.
Üniversitelerin sorunları esas itibariyle bütün eğitim sistemimizi yöneten plansız, toplumun ihtiyaçlarını göz ardı eden, kısa vadeli düşünen ve hatta eğitim sistemini siyasî çıkarlara âlet eden politikalarla ilgilidir. Bir kere Yüksek Öğretim Kurulu’nun yüksek öğrenimin ortak somut sorunları ve üniversiteler arasında farklılaşan tikel sorunlarına bulduğu karakuşî , kısa vadeli çözümler, üniversiteleri yazboz tahtasına çevirmektedir. Bütün kararlar, üniversitelerde tartışılmadan tepeden alınmaktadır. Tepeden karar alma kurumsallaşmış olup, fakülte ve bölümlere kadar inerek öğretim elemanlarının özlük haklarıyla ilgili konularda keyfî ve haksız uygulamalara sebep olmaktadır.
Politikacılar da üniversiteler üzerindeki baskıyı azaltacak teknik ve meslekî öğrenimi kurumsallaştırmak yerine o alanı imam-hatip liselerine bırakmakta, seçmenlerine mahallî tabela üniversiteleri hediye etmektedir. Bu şekilde mantar gibi biten taşra üniversitelerinin öğretim üyesi ihtiyaçlarını karşılamak için ülkede ve ülke dışında “doktoralı” üretme seferberliği yapılmakta, bunun Türkiye’ye yansıyan kısmı ülkemizdeki bilimsel standart gelenek ve birikimini tahrip etmektedir. Yurt dışına gönderilenlerin bir kısmı da düşük standartlı kurumlarda ve bazı sosyal bilimlerde Türkiye’de geçerliği olmayan konularda doktora yaparak geri gelmektedir. Yurt dışına bursla gönderilen gençlerimizin en başarılı olanlarından önemli bir kısmı geri dönmemekte, böylece sistem beyin göçüne hizmet etmektedir. Öte yandan tabela üniversitelerindeki öğretim üyesi boşluğunu bazı yerlerde tarikat üyeleri doldurmaktadır.
Bu yetmiyormuş gibi milletimizin vekilleri zaman zaman öğretim üyelerinin sınav değerlendirmelerinin yanlış olduğuna ve eksik verilen notların bir ceza niteliği taşıdığına kani olarak öğrencilere “af” yasaları çıkarmakta, ve bu suretle üniversitedeki başarı değerlendirme sisteminin disiplinini ayaklar altına almaktadır.
Bu sorunlar Türkiye toplumunun bütününü ilgilendirmektedir, ancak bunların çözümü için uğraşmaktan öğretim elemanları olarak önce biz sorumluyuz.
Öğretim elemanları olarak, devletin küçültülmesi ve eğitimin özelleştirilmesi doğrultusundaki uygulamalardan da etkileniyoruz. Sorumsuz siyasetçiler, tabela üniversitesi kurmaktaki mahareti ve ticari amaçla kurulan büyük sermaye güdümündeki üniversitelerin açılmasında ve bunlara kamu arazilerinin tahsis edilmesinde gösterdiği gayretkeşliği eğitime kaynak bulmakta ve aktarmakta göstermediğinden, maaşlarımız eridiği gibi, laboratuvar malzemesi sıkıntısından kütüphaneci kadrosu noksanlarına kadar bilim ve öğretim faaliyetimizin her aşamasında devletin adım adım eğitim-öğretime sırtını çevirmesinin ve özelleştirmeye yönelmesinin etkisini duyuyoruz. Bu sıkıntıları çözmek için bazı üniversitelerde öğretim üyeleri haftada 20-25 saat “ders vermektedir”; bazı üniversiteler de “neyimizi kiralayabilir veya satabiliriz?” arayışına girmiştir. Bu gidişin, sık sık “Türk asrı” ve “bilgi toplumu çağı” olacağı ilan edilen 21. yüzyılda Türkiye’nin bilimsel birikimini, teknoloji üretme gücünü ve işgücünün vasıf bileşimini hangi noktada bırakacağı açıktır.
ÖES, bütün bu sorunların üzerine örgütlü sendikal bir mücadele ile gidilmesi gerektiğine inanan öğretim elemanlarının örgütüdür.
Sendika Tüzüğü’ne göre, “ÖES, anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmeler ile diğer uluslararası belgelere dayanarak ve bunlarda tanınan hak ve yetkileri kullanarak, öğretim elemanlarının çalışma yaşamından ve akademik mesleğin niteliklerinden kaynaklanan akademik, ekonomik ve toplumsal hak ve çıkarlarını korumayı ve geliştirmeyi; eğitim ve araştırma düzeyini yükseltmeyi amaçlar.
ÖES, bu amacına ulaşmak için akademik, yönetsel ve mali özerklik ile demokratik yönetim temelinde:
1. Öğretim elemanları için meslek güvencesi sağlanmasına,
2. Öğretim elemanlarının akademik özgürlüğe olanak tanıyacak aylık, ücret ve çalışma koşullarına kavuşmasına,
3. Öğretim elemanlarının, dünyanın herhangi bir yerindeki meslektaşları ve yüksek öğretim kurumları ile özgürce ilişki kurma ve işbirliği yapma, deneyim, bilgi aktarma ve bu yolla kendilerini geliştirme olanaklarının yaratılmasına ve bu özgürlüğün güvenceye alınmasına,
4. Öğretim elemanlarının serbestçe örgütlenme ve siyasal faaliyetlere katılma hakkının gerçekleşmesine çalışır.”
Halen 2000’e yakın üyesi, 14 şubesi ve bazı üniversitelerde temsilcilikleri olan ÖES, üniversiteler ve sorunlarının ağırlıklı olarak tartışıldığı bir bülten çıkarmaktadır.
Bütün sendikalar gibi, üyelerinin tek tek ya da kitle olarak hak ve çıkarlarını korumanın yanı sıra öğretim elemanlarının dilediği biçimde ders vermeleri, istedikleri konuyu araştırıp yorumlamakta özgür olmaları ve başta rektör, dekan, bölüm başkanları olmak üzere yöneticilerin serbest seçimlerle belirlenmeleri gerektiğini savunan ÖES, üniversitelerdeki kan kaybının önlenmesi için:
*Üniversitelerin yatay olarak büyümesine dayanan politikalar yerine, var olan kurumların güçlenmesini ve çağdaş üniversiter bir yapıya oturtulmasını,
*Bilimi kendi dışındaki ticari amaçlara tabi kılan vakıf üniversitelerinin konumunun ivedilikle gözden geçirilmesini,
*Üniversitelerin her zaman, bilim ve sanat üreten kurumlar olarak kaynakların yeniden paylaşım politikalarında, taşıdığı öneme uygun tarzda gerçek yerini almasını,
*Üniversitelerde yaşanan sorunların kaynağında yer alan YÖK sisteminin ivedilikle kaldırılmasını talep etmektedir.
ÖES, 17 yıllık ayak bağından kurtulmak, özel sermaye ve siyasi çevrelerin üniversitelerdeki baskı ve müdahalelerini geçersiz kılmak, sendikal haklarımızı eksiksiz yaşama geçirmek ve akademik, ekonomik, toplumsal ve siyasal hak ve çıkarlarımızı korumak ve geliştirmek için öğretim elemanlarını örgütlü sendikal mücadeleye çağırmaktadır.
İletişim için:
Oes@rorqual.cc.metu.edu.tr
http://www.metu.edu.tr/home/wwwoes