ÇHD Genel Başkanı Gür, 'Türk ölüm oruçları konusunda yeni bir şey söylemedi' dedi
Görüşmeler sağır diyaloğuna döndü (Cumhuriyet, 25.04.2001)
ANKARA / İSTANBUL (Cumhuriyet) - Ölüm orucu eylemi 188. güne girerken Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi bir grup avukat, F tipi cezaevlerindeki
koşullar nedeniyle sürdürülen ölüm orucunun sona erdirilmesi için Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ile görüştü.
Görüşme sonrası açıklama yapan ÇHD Genel Başkanı Ali Ersin Gür , görüşmelerin ''sağırlar diyaloğuna'' döndüğünü belirterek ''Aylar önce ne konuştuysak bugün de
onu konuştuk'' dedi. Gür, Terörle Mücadele Yasası'nın 16. maddesi ile üçlü protokolün derhal uygulamadan kaldırılmasını istedi.
Daha önce sanatçıların ve birçok kurumun ölüm oruçlarının bitirilmesi amacıyla görüşmeler yaptığını anımsatan Gür, ''Bu sağırlar diyaloğuna dönüştü. Olumlu hiçbir
şey yok. Vicdanımız yaralı. Bakan hiçbir şey söylemiyor '' dedi. Avukat arkadaşlarına da bilgi veren Gür, 17 insanın yaşamını yitirmesine, yaklaşık 100 kişinin de
ölüm sınırında olmasına karşın bakanlığın tutuklu ve hükümlülerle görüşmeyi reddettiğini söyledi. Gür, ''Bakanlığın zihniyeti de değişmemiş Üçlü protokol kaldırılmalı,
insani koşullar sağlanmalıdır'' dedi. Gür, bundan sonra tepkisiz kalmayacaklarını belirtti. Gür'ün konuşmasının ardından avukatlar ''Bakan istifa, ölümleri
durdurun, hücreleri kapatın'' diye slogan attılar. Polisin, ''Bu şekilde bağırırsanız alırız'' uyarısı üzerine bazı avukatlar Güvenpark'tan ayrıldı. ÇHD İstanbul Şubesi avukatları ise
bir süre oturma eylemi yaptıktan sonra alkışlarla eylemlerini bitirdiler.
ÇHD Genel Merkezi adına dağıtılan bildiride, ölüm oruçlarının bitirilmesi için gerekli istemler şöyle sıralandı:
**TMY'nin 16. maddesi ve üçlü protokol derhal uygulamadan kaldırılmalıdır. Cezaevleri Adalet Bakanlığı'nın denetimine verilmelidir.
**Cezaevleri barolar, ÇHD, İHD, TTB, TMMOB gibi bağımsız kurumlardan oluşmuş izleme kurulları tarafından sürekli denetlenmeli ve sonuçlar raporlar halinde
kamuoyuna açıklanmalıdır.
**İnfaz hâkimliği müessesesi oluşturulmalı, tutuklu ve hükümlülerin hakları yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Bakan Türk'e ''ölüm oruçlarının durdurulması ve gerekli çözümlerin sağlanması için derhal adım atması''
çağrısında bulundu. KESK Genel Başkanı Sami Evren, ''insanlık tarihinin en utanç verici günlerinden birinin yaşandığını'' belirtti.
14 tutuklu ve hükümlü ile TAYAD üyesi 3 tutuklu yakınının yaşamını yitirdiği ölüm orucu eyleminde çok sayıda tutuklu ve hükümlünün ölüm sınırında olduğu
vurgulandı. Küçükarmutlu'da tutuklu ve hükümlü yakınlarının eylemi sürdürdüğü evde Zehra Kulaksız 'ın durumunun ciddi olduğu belirtildi.