ÖES Öğretim Elemanları Sendikası

BASIN AÇIKLAMASI

ÖES, Abdullah Öcalan’ın İtalya’da olduğunun öğrenilmesinden bu yana gelişen olayları ve bu gelişmeler doğrultusunda toplumumuzda yaygınlaşmakta olan linç histerisini kaygıyla izlemektedir. Son gelişmeler vesilesiyle yasal bir parti olan HADEP’e ve Kürt kültür ve basın kurumlarına, Kürt kökenli yurttaşlara yönelik polis baskıları, ve bundan daha da vahimi, bu baskılara, ırkçı ve gerici çevrelerin linç girişimlerinin eşlik etmesi, belleklerimizde yakın geçmişimizin en karanlık sayfalarını oluşturan Kahramanmaraş, Çorum, Sivas katliamlarının canlanmasına yolaçıyor.

Oysa Abdullah Öcalan’ın Suriye dışına çıkması, ülkemizde 15 yıldır süregelmekte olan ve onbinlerce insanımızın canına, mezraların, köylerin boşaltılması sonucu bir o kadar insanımızın da yerlerinden edilmesine malolan kardeş kavgası ortamının giderilmesi, yaraların sarılması için bir vesile olarak değerlendirilebilirdi. Bu gelişmeler doğrultusunda insan hakları ihlallerine son verilmesi, karşılıklı anlayış temelinde barış ve kardeşlik ortamının sağlanması ve ülkemizin sorunlarına, başka ülkelerin müdahalelerine yer bırakmayacak biçimde, akıl ve sağduyuya dayalı çözümlerin üretilmesi hedeflenebilirdi.

Biz ÖES üyeleri, ülkenin özellikle son dönemde yöneldiği gidişatın, Türkiye’yi sonu belirsiz bir maceraya sürüklemekte olduğunu, yöneticiler, siyasetçiler ve medyanın kışkırttığı intikamcı zihniyetin bu ülkede etnik çatışmaları körüklediğini, ve yıllardır süregelen “düşük yoğunluklu çatışma” ortamının, toplum kesimlerine sirayet etmesi durumunda toplumumuzda onulmaz yaralar açacağını saptıyoruz. Mevcut gerilim ortamının giderek tüm muhalif ve resmi görüşle uyuşmayan düşünceleri baskı altına alan antidemokratik dayatmalara toplumsal onay zemini hazırladığına dikkati çekiyor, bu tehlikeli gidişata karşı yetkilileri uyarıyor ve tüm duyarlı kamuoyunu göreve çağırıyoruz.

Öğretim Elemanları Sendikası

Merkez Yönetim Kurulu