_______________________ÖES_____________________

                                                                          1994 

Öğretim Elemanları Sendikası’nın, Hükümetin Sendikasızlaştırma Oyununa İlişkin Basın Açıklamasıdır.      

            SENDİKASIZLAŞTIRMA EYLEMİNE KARŞI SENDİKAL DAYANIŞMA İÇİN......

Türkiye’de sendikal hak ve özgürlüklerin tanınmasının 37.yılının kutlandığı bu günlerde sermaye güdümlü siyasilerin emekçilerin sendikal haklarına müdahale girişimleri yoğunlaşarak sürmektedir.Son olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, on sendikanın toplu sözleşme yetkisini düşürmesi, 150 bine yakın işçinin toplu pazarlık haklarını yitirmesi ile sonuçlanmıştır.Gerçekte bu süreç 12 Eylül rejiminin kurallaştırdığı sistematik baskı politikasının bir ürünüdür.1961 Anayasası’nın  “tüm çalışanlar” için sendikal hak, işçiler içinse grev ve toplu sözleşme hakkı tanıyan hükümleri 1963 yılında 274 sayılı Sendikalar Kanunu ile 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt kanunları kapsamında emekçiler için olumlu yasal düzenlemeler söz konusu olmuştu. Ne ki, bu olumlu süreç fiili olarak 1965 ve 1971’de,  hukuksal olarak da 12 Eylül 1980 darbesi ile bilinçli olarak sekteye uğratıldı.12 Eylül’ün tüm toplumsal katmanlarca paylaşılması zorunlu faturası haksız bir biçimde  büyük ölçüde sendikalara çıkarıldı  ve yeni dönemin 2822 sayılı yasası   toplu sözleşme  açısından % 10  işkolu barajını getirmek yolu ile sendikal haklar açısından belirgin bir gerileme sürecini başlatmış oldu. Öte yandan İLO sözleşmelerine aykırı olarak Türkiye’de sınıf sendikacılığı ile uluslararası sendikal örgütlerle iletişimin yasaklanması süreci Yeni Dünya Düzeni’nin arzularına uygun bir biçimde bürokratik sendikacılığın oluşumuna kaynak teşkil ederek, sendika yöneticilerinin emekçiler aleyhindeki  politikalarla örtüşmelerine yol verdi. Bugün İşçi sınıfının çalışma hakları  açısından geliştirilen bu bilinçli engelleyiş Kamu emekçilerinin sendikal yapılanmaları için de benzer politikaların üretilmesini zorlamaktadır. Mevcut hükümetin hazırladığı Kamu Çalışanları Yasa Taslağı’nda hizmet kolu sendikacılığı adı altında birbiri ile doğrudan ilgili olmayan   sendikal alanların birleştirilmesi öngörülürken,  oluşturulan yeni barajlarla da pek çok sendikanın bağımsız olarak varlık koşullarını yitirmesi gündemdedir.

          Öğretim Elemanları Sendikası olarak 12 Eylül Rejiminin  küreselleşen dünyanın formatına biçilmiş kaftan olan bu yasal düzeneklerin,  emekçilerin sendika ve toplu sözleşme haklarına yönelik müdahaleleri karşısında diğer emekten yana sendikalarla birlikte hareket edeceğimizi   ve bu yolda  gerektiğinde üretimden gelen gücümüzü kullanmak konusunda tereddüt etmeyeceğimizi duyururuz. 

                                             Öğretim Elemanları Sendikası Adına

                                                       Hayri KOZANOĞLU

                                                          (Genel Başkan)

 

 _______________________ÖES_____________________

                                                              1994 

ÖES’in kamu Çalışanlarına Yönelik Yeni Bir Tehdit Oluşturan Yıkıcı, Bölücü Faaliyet Kararnamesine ilişkin Açıklamasıdır.  

Hükümete “yıkıcı ve bölücü ve irticai faaliyet” bahanesiyle kamu çalışanlarını işten çıkarma yetkisi veren Kanun Hükmünde Kararname hem düşünce özgürlüğüne, hem de kamu çalışanlarının özlük haklarına saldırı niteliğinde anti-demokratik bir düzenlemedir. Bu  KHK Ceza Kanunu ve Kamu Disiplin Yönetmeliği’nde söz konusu eylemlere ilişkin, demokratikliği tartışılabilecek yaptırımları da yeterli görmeyen, kamu çalışanları içinde “cadı kazanı” kaynatmayı amaçladığı kuşkusu uyandıran bir zihniyetin ürünüdür .Özellikle MHP’de bulunan bakanlıklarda hızlı kadrolaşma sürmekte, yönetici görevlere atanmak için ülkücü kimlik tecrübe ve liyakatın önünde belirleyici olmaktadır. Bu KHK, “ aykırı” görüş sahiplerinin “törenin”emrettiği misyonla tasfiyenin önünü açacak, iftiralar, takibatların yaygınlaşması kamu hizmetlerini aksatacaktır.Kamu sendikaları yasasının önümüzdeki dönemde TBMM’de tartışılacağı düşünürse bu KHK ilerici, demokrat kamu çalışanları başta olmak üzere sendikal örgütlenme önünde bir tehdit unsuru olarak da kullanılacağı kuşkusunu uyandırmaktadır.Tüm bu nedenlerle söz konusu düzenlemeyi Öğretim Elemanları Sendikası (ÖES) olarak protesto ediyor, üyesi bulunduğumuz KESK çatısı altında oluşacak tüm demokratik eylemlere destek vereceğimizi yineliyoruz. 

                                  ÖĞRETİM ELEMANLARI SENDİKASI ADINA

                                                       Hayri Kozanoğlu

                                                        (Genel Başkan)