Af Örgütü F tipine sert (Radikal, 24/04/2001)
Uluslararası Af Örgütü, F tipi cezaevlerindeki tecritin
'zalimane ve insanlık dışı' olduğunu belirtti. Örgüt 'Hayata Dönüş' operasyonları
için de kapsamlı ve bağımsız soruşturma istedi
KEMAL GÖKTAŞ , DEMET BİLGE,
ANKARA/İSTANBUL/STRASBOURG - Uluslararası Af Örgütü'nün (UAÖ) 'F
tipi cezaevleri' raporunda Adalet Bakanlığı'nın iddialarının aksine, F tipinin
uluslararası standartlara aykırı, tecrit ve izolasyonun 'zalimane ve insanlık'
dışı olduğu belirtildi. Türkiye'yi önemli ölçüde zorlayacağı belirtilen
rapordaki tespitler kısaca şöyle:
*Ulucanlar ve Burdur Cezaevi operasyonları sorumlularının yargılanmaması, 19 Aralık operasyonunda mahkûmlara şiddet kullanılmasını kolaylaştırdı. UAÖ, F tipine sevklerin öncesi, sırası ve sonrasında mahkûmların dövüldüğü ve işkence gördüğüne dair tutarlı çok sayıda bilgi edindi.
*Yetkililer, bazı mahkûmların kendini yaktığını iddia etti, ancak diğer mahkûmların nasıl öldüğünü açıklamadı.
*Bayrampaşa Cezaevi C-1 Kadınlar Koğuşu'na yapılan müdahaleye ilişkin ciddi kaygılar var. Buradaki 27 mahkûmdan altısı ölmüş ve birçoğu da yanık ve diğer yaralanmalara maruz kalmıştır.
*Aralarında jandarma üniforması giymiş olmasına rağmen konuşma ve tavırları jandarmanın genel tavrından farklı olan personeline ilişkin tecavüz iddiaları vardır.
*F tipindeki küçük grup izolasyonu da dahil uzun süreli izolasyon mahkûmların fiziksel ve ussal sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratabilir ve zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele veya ceza teşkil edebilir; mahkûmlara işkence ve kötü muamele yapılmasını da kolaylaştırabilir.
*F tipi uluslararası standartlara uygun değildir, tecrit Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, BM İşkenceye Karşı Komite ve AİHM kararlarına aykıdır.
*F tipine karşı gösteri yapan yüzlerce kişi tutuklandı, sivil toplum üzerindeki
baskı ağır biçimde arttı. F tipini eleştiren partiler, sendikalar örgütleri
desteklemekle suçlandı. İHD'nin birçok şubesi kapatıldı, üyeleri gözaltına
alındı ve dava açıldı.
Uyarılar
UAÖ Türkiye'ye şu çağrılarda bulundu:
*F tipi ve diğer cezaevlerinde uygulanan küçük grup izolasyonu ve tecrit derhal sona erdirilmeli. Ortak kullanım alanları, mahkûmların kullanımına açılmalı. Antiterör Yasası'nın 16. Maddesi iyileştirilmeli ve uzun süreli izolasyonu önleyecek cezaevi yönetmelikleri yayımlanmalı.
*Mahkûmlara işkence ve kötü muamele yapılmamalı, cezaevindeki jandarmalar mahkûmlarla irtibat içinde olmamalı.
*19 Aralık operasyonundaki ölümler, işkence ve kötü muamele iddialarıyla ilgili bağımsız ve kapsamlı soruşturma derhal başlatılmalı ve sorumlular yargılanmalı.
*İnsan hakları savunucuları üzerindeki baskı sona erdirilmeli, İnsan Hakları Derneği'nin kapatılan şubeleri açılmalı, üyeleri hakkında açılan davalar düşürülmeli.
Meğer Avrupa korkutmuş
Terörle Mücadele Yasası'nın 16. maddesi değişikliğinde, cezaevindeki
ölümlerden ziyade nisan sonuna kadar süre veren Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'nin etkisinin rol oynadığı öğrenildi
ADNAN KESKİN,
ANKARA - F tipi cezaevlerinde iyileştirme için dört ay önce söz verilmesine
karşın, yeni gündeme gelen TMY 16. madde değişikliğinde, Türkiye'deki 'vicdan' çağrılarından çok, 'Avrupa korkusu'nun etkili olduğu savunuldu. Tasarının Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk tarafından
kamuoyuna açıklanmasından önce, cezaevleriyle ilgili gelişmeleri izlemek amacıyla
Türkiye'de bulunan Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'ne (AİÖK) İngilizce çevirisiyle iletildiği öne sürüldü.
AİÖK'ye verilen bilgide de ortak kullanım için 'Tretman' koşulunun
aranmadığı sözü verildi. AİÖK'nın, Radikal'in '16. maddenin içi boşaltıldı. Dört ay
önceki halinden daha geri düzenleme içeriyor' haberi üzerine tasarının Türkçe metnine
bakma ihtiyacı hissettiği belirtildi. 19 Aralık operasyonunun
hemen öncesinde Türkiye'de incelemelerde bulunan AİÖK'nın yasal düzenlemelerin yapılması için nisan sonuna kadar
süre tanıdığı öğrenildi. Ayrıca ölümlerin sürmesi durumunda Türkiye'nin
Avrupa Konseyi üyeliğinin askıya alınma olasılığına dikkat çeken sivil toplum temsilcileri, "Bu yüzden
hükümet 16. madde tasarısını imzaya açmadan önce AİÖK'ye de verdi, içerideki tepki ve eleştirilerden değil,
Avrupa'dan gelecek yaptırımlardan korkuluyor" değerlendirmesini yaptı.
'Bu haliyle hayır'
İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül tasarıyı şöyle değerlendirdi:
"İmzaya açılan tasarılardan infaz hâkimliği kurulmasına olumlu bakıyoruz.
Cezaevi izleme kurulları kurulmasına ise kurulların oluşma biçiminin sivil toplum örgütlerini dışlanması nedeniyle karşıyız. 16. madde tasarısına ise bu
haliyle tümüyle karşıyız. Tasarının son hali isim verilmese de 'tretman' koşuluna bağlanmış,
iyileştirmelerden yararlanmayı neredeyse imkânsız kılmıştır". Bu
arada, cezaevlerinde ölüm orucu eylemini sürdüren tutuklular yaptıkları yazılı bir açıklamada, TMY'nin 16. madde değişikliğinin
'uluslararası standartlarla tamamen çeliştiği'ni savundu.