Aşağıdaki yazı, 12 Aralık 2000 akşamı NTV'de konunun uzmanlarının
katıldığı F-tipi'yle ilgili tartışma programında belirtilen
görüşlerin özetidir. Oral Çalışlar, Tabip odalarından ilgili kişi, ABD cezaevi ve infaz
uzmanı Bayan Melda Hanım, Bülent Forta, Yargı-Sen
başkanı, Mimarlar odasından konuyla ilgili biri, Eski Bayrampaşa Cezaevi Müdürü, yine konuyla ilgi bir psikolog
vardı.
1) Yapılan F-tipi herhangi bir bilimsel araştırma sonucu yapılmamış. Bilimsel bilgilere
dayanmıyor. Uzmanlara danışılmamıs, görüş
alınmamış ya da uzman görüşleri dikkate alınmamış.
2) TMY'nin 16. maddesine dayanarak yapılıyor.
3) Türkiye'de 71 bin tutuklu ve hükümlü varmış. Halbuki yapılacak F-tipi cezaevinin toplam
sayısı 11 olacak ve ancak 4 bin civarı kişiyi
barındırabilecek. Olay bakanlığın açıkladığı gibi koğuş sisteminden
vazgeçilmesi nasıl mümkün olabilir, şüpheli. TMY'nin 16. maddesinin gereği ve kimler
konulacağı belli. (Henüz mahkemesi süren tutuklular. Hükümlüler. Pankart
asanlar, bildiri dağıtanlar, mitinglerde gözaltına alınanalar vs!!!)
4) F-tipi dünyada 1800'lerin düşüncesinin ürünüymüş.
5) Bugün Avrupa'da F-tipi benzeri cezaevleri varmış. Fakat Avrupa'da mahkum
hakları diye yasalar da varmış, yani tutuklu ve mahkumlar en ince
ayrıntısına kadar yasalarla belirlenmiş güvenceler altındaymış. (Avrupa'da
yasa demek uygulanıyor demektir, ya Türkiye'de?). Ayrıca Avrupa'daki F-tipi benzeri cezaevlerinde odalar sadece
akşam yatmak icin kullanılıyormuş. Gündüz ortak mekanlar kullanılıyormuş.
Türkiye'deki F-tipi bu durumda tamamen hücre, izolasyon oluyor, mekan çok kısıtlı ve her
şey, suyun akması, elektrik merkezi kontrol altındaymış. Yani işkenceye
elverişli haldeler.
6) ABD cezaevi ve infaz uzmanı gördüğü üç kişilik odada 12 sakıncalı durum
tespit etmiş. Örneğin bir afet ya da yangın durumunda odalardan insaların
çabuk tahliye edilebilmesi için bir mekanizma yokmuş, tam tersi tahliye oldukça
zor ya da mümkün değilmiş.
7) Türkiye'deki F-tipi yalnızlaştırma, tecrit amacı güdüyormuş. Bunun vahim sonucu intihar ya da
çıldırma benzeri durummuş.
8) Şu anda dünyadaki eğilim koguş sistemiymiş. Avrupa ve Amerika F-tipi benzeri cezaevlerinden
vazgeçiyormuş. 10-15 kişilik koğuş sistemine
yoneliyorlarmış. Araştırmalar sonucu ortaya çikan durum buymuş.
9) Avrupa birliği işkenceyi ve kötü muameleyi önleme komisyonunun F-tipi cezaevleriyle ilgili
verdiği ilk raporda bazı düzenlemeler koşuluyla (bu
düzenlemeler üsttekiler çerçevesinde, tutuklu ve mahkumların da istediği düzenlemeler
aslında) ancak olumlu görulmüş.
10) Avrupa Birligi'den son çağrılan iki kişilik heyet Oral Çalışlar ve diğer
aydın grubu elemanlarıyla görüşmüş, dikkat çekilen olumsuzluklar
konusunda hem fikir olmuşlar ve dünyadaki eğilimin koğuş sistemi olduğu konusunda da hem
fikirmişler.
11) Unutulmaması gereken bir nokta ise, Avrupa ülkelerinde Türkiye'deki gibi 12 bin civarı siyasi tutuklu ve hükümlünün olmadığı söyleniyor. F-tipi cezaevine konacak tutuklu ve hükümlüler'in belki yüzde 90'ı Avrupa ülkerindeki yasalara göre suçlu değilmiş.12 bin civarı siyasi tutuklu ve hükümlünün (terör kapsamı altına girenlerin) 11 bin civarının hiçbir şiddet eylemine karışmadığını söyleniyor.